6 Temmuz 2018 Cuma

Beni Tanımaya Karar Verdiysen Demek 👏

1 Mayıs 1986 Erzincan doğumluyum. Annem ve babam sınıf öğretmeni emeklisi.Tayinlerinden dolayı öğrenim hayatımı bir çok farklı okul ve şehirde tamamlamak zorunda kaldım. Son olarak ( ilkokul 5. Sınıftaydım, 6 öğretmen değiştim ozamana kadar)mersine yerleştik.Çocukluğumdan beri tek hayalim okulöncesi öğretmeni olmaktı.Bu hayalime 2006'da Kütahya / Dumlupınar Üniversitesi okulöncesi öğretmenliği bölümününü kazanarak bir adım attım. İlk yıl ailevi sebeplerden dolayı Mersin Üniversitesi ne yatay geçiş yaptım ve burdan 2010 yılında onur öğrencisi olarak mezun oldum.Hayalim bir bir gerçek oluyordu ve aynı yıl (soruların çalındığı sene her ne kadar uzatmalı da olsa) Aralık ayında Şanlıurfa /Birecik /kömağıl ilkokulu (bsi köy okulu)  atandım. Birecik aynı zamanda annem ve babamın görev yaptığı benim o dönemler zorluk içinde doğup büyüdüğüm ilçe. Yıllar sonra buraya öğretmen olarak atanmak anlatılamaz bir duygu. Annemlerin gözündeki o gurur görülmeye değer. Aralık ayı o soğuk gün annem babam ve ben hemen atladık gittik görev yerime ve başlama işlemlerimi yapmaya. Oradaki tanıdıklarla hasret gidermeler, anı tazelemeler ;elbirliği ile ev, eşya işini ayarlama herşey yolunda buraya kadar..

Kömağıl köyü, hiç unutmayacağım, ilk ve yeri ayrı ,her zorluğa rağmen!
Köye gittik atandığım okula.. .Sınıfı gösterdi müdür yetkili öğretmen arkadaş ,baktık ..
Sadece halı vardı lojmandan bozma sınıfımda ,köylülerden toplanmış eski eski halılar.
Üniversitede zorlu koşullardan bahsetmişlerdi ama bu kadarını hayal etmemiştim..
Milli Eğitime bildirdik durumu beklemem gerektiğini hemen malzeme olmayacağını söylediler.

Annemlerle bize köy muhtarı bişeyler hazırlatmış ,urfa peyniri, domates ,yumurta yufka ekmek çay ..oturduk yedik sınıfımda ..

Sonra merkeze gittik. İlk iş iki kutu lego oyuncak almam oldu ve bir kaç kırtasiye malzemesi başlangıç için .
Dersimin ilk günü köy çocukları hazır . Tamamına yakını türkçe konuşamıyor,ana dili Kürtçe köyün.Neler hissettiğimi düşünmek istemezsiniz.
Hayalimdi bir kere bu meslek.kaçmak olmazdı bunun için mi bunca zaman çalışmıştım tabiki hayır!  Orayı güzelleştirecektim pes etmeyecetim, onları eğitmek için oradaydım.
Köyde un çok olunca un ve tuz istedim ailelerden hemen oyun hamuru yapıverdim.
Türkçe konuşan abilerden ablalardan yardım istedim iletişim kurabilmek için
Bir nevi rehberlik tercüman oldular hem bana hem onlara.
Sonrası işaret dili mimikler jestler... İletişimin temel taşı!
Öncelikle eğitim. .öğretim değildi ordaki amaç. Çocuklar yavaş yavaş alıştı.
Bir imam vardı köyde, sağolsun okadar çok yardımcı oldu ki..
"hocam yazın kurs için kullandığımız rahleler var şu an boşta getireyim mi " dedi.
Ben hazine bulmuş gibi sevindim," çok sevinirim "dedim ( öncesinde lojmanda bulunan leğen sepet tepsi gibi malzemeleri kullanarak masa oluşturmuştum) .
İki hafta kadar o şekilde devam ettik. Diğer anlatımlarımı,zorluklarla mücadelemi sonraya bırakayım,bir fotoğraf ile bitireyim
saygılar ve sevgiler ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder